Mersin'deki gündem, ekonomi, son dakika, spor ve yaşam dünyasındaki önemli gelişmelerden anında haberdar olmak ister misiniz?

:

:

:

YAĞMUR’UN HATIRLATTIKLARI

31 Mart 2020 Salı 15:47
Seyhan Çağlar Emen
       Son yıllarda küresel ısınmanın bir sonucu olarak dünya iklimi değişmiştir, çocukluğumda Şubat ayı boyunca 28 gün gece gündüz durmadan yağmur yağardı ve Şubat ayına “Sidikli Şubat” derlerdi.  Doğu’da çalışırken yaşlılarımız, eskisi kadar kar yağmadığını söylerlerdi, yağan kar miktarı, geçmiş yıllara göre azalmıştı. Erzurum’un simgesi rahmetli  Naim Hoca’ya küresel ısınma hakkındaki düşüncelerini sormuşlar, Naim Hoca: * Vallahi, ben kömür sobası ile ısınıyorum, kömürü yakınca her tarafımı ısıtıyor, kemiklerim ısınıyor.” diye cevap vermiş, son yıllarda buzullar da erimeye başladı, yakın zamanda Avrupa kıtasını  büyük tehlikeler  beklemektedir.
       Yaşadığımız evimiz topraktan yapılmış, yaklaşık 200 yıllık tarihi olan harabe bir ev idi, şiddetli yağmurlarda  toprak dam akardı, yatacak yer kalmayınca köşelere çekilir,  eşyalarımız ıslanmasın diye odanın ortasına tencereleri sıralardık. Evimizde soba  ve  şemsiye  yoktu, mangalda kömür yakardık ancak ellerimizi ısıtabilirdik. Öğleye kadar o yağmurun altında sokaklarda simit satardık, ıslanmamak için un çuvalını alt köşesinden içe doğru çevirir ve kafamıza giydirirdik, giydiğimiz kara lastiğin izi ayağımıza çıkardı, ıslak çorabımız yüzünden romatizma olurduk. Şiddetli gök gürültüleri olunca ailece Tekbirler getirir, şimşek sesinden korkardık.  Kışın ev çökecek diye endişe eder, yaz gelince toprak dama ince yol tozu getirir ve lo taşı denilen yuvarlak taşla düzeltme yapardık. Günümüzde artık o kadar çok yağmur yağmıyor, şehrimizi birkaç yılda bir defa sel basardı, köyler, mahalleler ve evler, tarlalar, bahçeler sel suları altında kalırdı,  o yıllar ülkemizin yokluk yılları idi, mahallemizdeki evlerin çoğu topraktan yapılmıştı, kışın dam akar, yazın duvarlar çatlar, toprağı samanla karıştırıp sıva yapardık. Çocukluğumuzda yaşadıklarımızı kendi çocuklarımıza bile anlatamıyor ve inandıramıyoruz.
       Şehrimizde alt yapı yoktu, mahalle aralarındaki yollar toprak idi, yağmur yağınca çamurda yürümek zorunda kalırdık, bazen lastik çarığımız çamura saplanırdı, uzun pantolon giyenlerin paçaları hep çamur olurdu, bizler şeker çuvalından dikilmiş dizimize kadar uzunluğu olan kısa ve siyah renge  boyanmış  kara  don giydiğimizden paçamızı çamurdan kurtarmış oluyorduk.  Devamlı yıkanıp kızgın güneşte kurutulduğundan zamanla kara donun rengi solar ve arka kısmında Kayseri Şeker Fabrikaları T.A.Ş. markası ortaya çıkardı, bu marka adeta plakamız olurdu. Pantolonu ancak  Ortaokula başlayınca  giymiştim. Bazen güneş varken yağmur yağardı buna çakal yağmuru veya ahmak ıslatan yağmur derlerdi.  Kışın bir dert,  yazın bir dert idi, Yazın yollarda tozdan yürüyemezdik, toprakla oynamaktan gözlerimiz her zaman kırmızı olurdu ve o yıllarda trahom hastalığı çok yaygındı, evlerin karanlık, rutubetli olması, beslenme yetersizliği, evlerde çeşme olmadığından gerekli temizliğin yapılamaması, hasta ile diğer aile fertlerinin bir arada bulunması gibi sebeplerle verem hastalığı çok yaygındı ve genç yaşta ölümler çok fazla idi. Ülkemizde ortalama yaşam süresi 45 yıl idi, yazın da evlerde yılan, akrep, çıyan gezerdi.
       Her yağmur yağdığında eski günlerimizi hatırlar, hüzünlenir ve bugünkü durumumuza binlerce şükrederim.  Ülkemizde son  elli  yılda çok şey değişti ancak yeterli değil daha çok çalışmamız gerekir, çocuklarımıza daha iyi yaşanılabilir bir ülke bırakmanın mücadelesini vereceğiz. İyinin düşmanı daha iyi, güzelin düşmanı ise daha güzeldir,  yükselmenin sınırı yoktur. Yağmurda ıslanmak bazı kişiler için romantik, bazı kişiler için hastalık belirtisi olabilir. Gökten yağan sular, yerleri ıslatır.”Yağmur, namuslunun da üstüne yağar, namussuzun da. Ama namusluyu daha çok ıslatır. Çünkü namussuz, namuslunun şemsiyesini çalmıştır.” George Owen.       
 
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın diğer makaleleri
  • TARSUS TAYYARE CEMİYETİ20 Nisan 2020 Pazartesi 10:37
  • YAĞMUR’UN HATIRLATTIKLARI31 Mart 2020 Salı 15:47
  • ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE ŞİİRİ NEREDE VE NASIL YAZILDI24 Mart 2020 Salı 09:36
  • AMERİKA’DA YAPILAN SOYKIRIM18 Şubat 2020 Salı 11:46
  • LİBYA’DA BİR KAHRAMAN ŞEHZADE11 Şubat 2020 Salı 13:42
  • ARAP DÜNYASINDA BİR TÜRK BAŞBAKAN5 Şubat 2020 Çarşamba 12:40
  • BİR ZAMANLAR SİNEMALARIMIZ VARDI21 Ocak 2020 Salı 09:58
  • 1923 YILINDA ÜLKEMİZİN DURUMU11 Aralık 2019 Çarşamba 14:05
  • İMPARATORLUKTAN CUMHURİYETE BİR TÜRK AYDINI4 Aralık 2019 Çarşamba 10:43
  • ATATÜRK’ÜN CENAZE NAMAZI NEREDE VE NASIL KILINDI?12 Kasım 2019 Salı 15:29
  • ATATÜRK VE ADİLE HALA ( ADİLE ONBAŞI)5 Kasım 2019 Salı 13:47
  • GAZİ ALİ YÜRÜK’ÜN HATIRALARI22 Ekim 2019 Salı 14:02
  • BÜYÜKLERE OYUNCAK: CEP TELEFONU1 Ekim 2019 Salı 11:26
  • BİZİM MÜZİĞİMİZ, BİZİM TÜRKÜLERİMİZ25 Eylül 2019 Çarşamba 10:14
  • BEĞENMEZ28 Ağustos 2019 Çarşamba 11:08
  • BİZİM DELİLERİMİZ20 Ağustos 2019 Salı 10:19
  • BİR MEVTAYA MEKTUP9 Ağustos 2019 Cuma 09:43
  • BELEŞCİLİK VE BELEŞCİLER30 Temmuz 2019 Salı 11:36
  • BAZI YANLIŞ GELENEK VE GÖRENEKLERİMİZ24 Temmuz 2019 Çarşamba 13:45
  • BATI CEPHESİNDE DEĞİŞEN BİR ŞEY YOK18 Temmuz 2019 Perşembe 11:15

  • Tarsus Vilayet ©2006 - Tüm Hakları Saklıdır, Kaynak Gösterilmeden İçerik kopyalanamaz.
    Mersin Haber ,Mersin ,Mersin Haberleri ,Mersin Son Dakika ,Mersin Tren Saatleri ,Mersin Hava Durumu
    Oluşturma süresi(ms): -1