Mersin'deki gündem, ekonomi, son dakika, spor ve yaşam dünyasındaki önemli gelişmelerden anında haberdar olmak ister misiniz?

:

:

:

ASİL YAŞAYANLAR- ASİL ÖLENLER

9 Mart 2021 Salı 08:40
Seyhan Çağlar Emen
       Rahmetli hocam Arif Nihat ASYA” Asil insanlar, asil doğarlar, asil yaşarlar ve asil ölürler” diyordu. Asalet, doğuştan kazanılır, aileden ve soydan miras kalır, sonradan kazanılmaz. Zira kenarın dilberi sazende olur ama nazende olamaz. Asil olmak ve asil yaşamak zordur, herkes o ağır yükü taşıyamaz. 1960’lı yıllarda mahallemizde Ramazan Oğulları Beyliği ailesine mensup komşumuz vardı, Ramazan Oğulları, Anadolu Selçuklu Devletinin dağılmasından sonra Adana ve çevresinde kurulmuş bir beyliktir. Bu ailenin mensupları halen Adana ve Tarsus’ta yaşamaktadırlar, ecdadı Çukurova’da  birçok eserler bırakmışlardır, bu aileye mensup komşumuz asalet timsali idi, oğulları Seydi Ata ve Piri Ata RAMAZANOĞLU’na hitaben şöyle konuşurdu:” Evlatlarım, sizler birer Bey oğlusunuz, devlet kurmuş bir ailenin mensuplarısınız , asil davranmak ve asil yaşamak zorundasınız. Beyliğimize, ailemize leke getirirseniz hakkımız haram olsun, ailemizi iyi temsil edeceksiniz, asaletinizi kaybetmeyin, devletimize ve milletimize hizmet edeceksiniz.”  Çukurova Holdingin ilk kurucusu Sadık Paşa ve Şadi ELİYEŞİL’ler bu aileye mensup idiler.
       1950’li yıllarda çıkarılan bir kanunla,  sürgünde yaşayan Osmanlı hanedanına mensup kadınlar için yurda dönüş izni verilince Sultan 2. Abdülhamit’in hanımı  Müşfika Hanımefendi ile kızı Ayşe OSMANOĞLU İstanbul’a dönerek Serencebey yokuşunda kiralık bir eve yerleşiyorlar. Evin kirasını her ay Başbakan Adnan MENDERES ödüyor ve devamlı onları ziyaret ederek yakından ilgileniyor. 27 Mayıs ihtilalinden sonra ev kirası ödemesi aksıyor, Berrin MENDERES hanımefendi nişan yüzüğünü satarak Abdülhamit’in yadigarlarının kirasını ödüyor. Yüzüğü satın alan kuyumcu, yüzüğün içinde Adnan ve Berrin MENDERES ismini görünce yüzüğü saklıyor ve yıllar sonra  Berrin Hanıma iade ediyor. MENDERES ailesi çok sıkıntılı günler yaşamasına rağmen bu aileyi ihmal etmiyor, yardımlarını ve sevgisini sürdürmesi Onların asaletinin gereğidir.
       Geçen yıl bir T.V. programında  Ayşe Sultanın kızı- Abdülhamit’in torununun sözleri ibret vericidir: “Bizim özel hayatımız, davranışlarımız ve hürriyetimiz sınırlıdır, hanedana mensup olduğumuz için çok dikkatli davranmak, kılık kıyafetimize, oturmamıza, kalkmamıza, konuşmalarımıza ve aile hayatımıza dikkat etmek zorundayız.” Osmanlı hanedanına mensup şehzadeler, beyzadeler ve hanım sultanlar asla ve asla aile şereflerine leke getirmemişlerdir. Aç-susuz kaldılar, sefalet çektiler ama ülkelerine, Türkiye Cumhuriyetine ihanet etmediler, Atatürk’e kötü söz söylemediler ve söyletmediler.
       Çocukluğumda konaklarda yaşayan bir çok aile tüm servetlerini kaybettiler, 40 bin dönüm tarlası olan aile sefalete düştü, o köşklerde ve konaklarda salınan güzel kızlar önce zenginliklerini sonra da güzelliklerini kaybettiler ama hiç biri asaletlerini ve şereflerini  kaybetmediler. Muhtaç oldukları halde yardım kabul etmediler, yıllar sonra yardım tekliflerimizi geri çevirdiler, sefaletlerini sakladılar. O tarihi mahalleleri gezerken bu asilzadeleri hatırlarım ve içim burkulur, sonumuzu düşünürüm. Asalet para ile satın alınmaz ve para ile satılmaz. Sahip oldukları tapu sayıları, servetleri, şöhretleri ve makamları ile övünenler ve kibirlenenler şöyle bir düşünsünler, 50-60 yıl öncesinin anlı-şanlı ağaları, sanayicileri, bürokratları ve politikacıları şimdi nerededirler ve ne haldedirler? 1986 yılında altın madalya ile ödüllendirilen meşhur bir iş adamımız(ihracat şampiyonu) şu anda İzmir’de yaşlılar evinde kalmaktadır ve ölümünü beklemektedir.
       Mezarlıklar, kendilerini bulunmadık Bursa kumaşı zannedenlerle doludur, bize ders vermektedir. Asıl azmaz, bal kokmaz, bozulursa ayran bozulur, aslı sudur. At asildir ama kedi asil olamıyor.
 
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın diğer makaleleri
  • ASİL YAŞAYANLAR- ASİL ÖLENLER9 Mart 2021 Salı 08:40
  • SABANCI AİLESİ VE ADANA SABANCI CAMİİ27 Ocak 2021 Çarşamba 08:37
  • HACI ÖMER AĞADA’N HAYAT DERSLERİ 29 Aralık 2020 Salı 11:47
  • MAHATMA GANDHİ VE PASİF DEVRİM 18 Kasım 2020 Çarşamba 09:53
  • TELEFONLA KONUŞMA ADABI9 Eylül 2020 Çarşamba 16:56
  • SADRAZAM TALAT PAŞA 6 Ağustos 2020 Perşembe 12:27
  • PSİKOLOJİK SAVAŞ30 Haziran 2020 Salı 14:33
  • TARSUS TAYYARE CEMİYETİ20 Nisan 2020 Pazartesi 10:37
  • YAĞMUR’UN HATIRLATTIKLARI31 Mart 2020 Salı 15:47
  • ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE ŞİİRİ NEREDE VE NASIL YAZILDI24 Mart 2020 Salı 09:36
  • AMERİKA’DA YAPILAN SOYKIRIM18 Şubat 2020 Salı 11:46
  • LİBYA’DA BİR KAHRAMAN ŞEHZADE11 Şubat 2020 Salı 13:42
  • ARAP DÜNYASINDA BİR TÜRK BAŞBAKAN5 Şubat 2020 Çarşamba 12:40
  • BİR ZAMANLAR SİNEMALARIMIZ VARDI21 Ocak 2020 Salı 09:58
  • 1923 YILINDA ÜLKEMİZİN DURUMU11 Aralık 2019 Çarşamba 14:05
  • İMPARATORLUKTAN CUMHURİYETE BİR TÜRK AYDINI4 Aralık 2019 Çarşamba 10:43
  • ATATÜRK’ÜN CENAZE NAMAZI NEREDE VE NASIL KILINDI?12 Kasım 2019 Salı 15:29
  • ATATÜRK VE ADİLE HALA ( ADİLE ONBAŞI)5 Kasım 2019 Salı 13:47
  • GAZİ ALİ YÜRÜK’ÜN HATIRALARI22 Ekim 2019 Salı 14:02
  • BÜYÜKLERE OYUNCAK: CEP TELEFONU1 Ekim 2019 Salı 11:26

  • Tarsus Vilayet ©2006 - Tüm Hakları Saklıdır, Kaynak Gösterilmeden İçerik kopyalanamaz.
    Mersin Haber ,Mersin ,Mersin Haberleri ,Mersin Son Dakika ,Mersin Tren Saatleri ,Mersin Hava Durumu
    Oluşturma süresi(ms): -1